Yankı Bağcıoğlu’ndan MSB’ye kritik soru : Gemilerimiz neden başka ülkelere satılıyor?

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Somali Deniz Görev Grubu kapsamında yürütülen faaliyetler çerçevesinde TCG Gökçeada ve TCG Yıldırım fırkateynlerinin kritik bir göreve imza attığını duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Türk Deniz Kuvvetleri unsurları, Somali münhasır ekonomik bölgesinde keşif ve deneme avcılığı yapması planlanan “Mustafa Korkmaz A” isimli Türk balıkçı gemisine refakat ve koruma görevi yürütüyor. Söz konusu iki fırkateynin aynı zamanda Somali Deniz Görev Grubu görev değişimi maksadıyla başkent Mogadişu’ya intikallerini sürdürdüğü belirtildi. MSB, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Somali açıklarında güvenli seyir, güçlü görev!” ifadelerine yer verdi.

YANKI BAĞCIOĞLU’NDAN “MİLLİ KUVVET HEDEFİ VE MEB” UYARISI

Emekli amiral ve politika analisti Yankı Bağcıoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı alıntılı açıklamada, uzun yıllar boyunca Avrupa ve Çin başta olmak üzere yabancı balıkçı filolarının faaliyet gösterdiği zengin Somali sahalarında Türkiye’nin ekonomik çıkarlarının korunmasının büyük bir önem taşıdığına dikkat çekti. Ancak bu adımın beraberinde iki stratejik hususu getirdiğini vurgulayan Bağcıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

Deniz ticareti ve balıkçılık filomuzun korunmasının Deniz Kuvvetlerinin asli görevi olduğunu belirten Bağcıoğlu, görev yoğunluğunun arttığı bir dönemde uzun vadeli planlamalarla inşa edilen fırkateyn ve açık deniz karakol gemilerinin üçüncü devletlere satışının “millî kuvvet hedeflerinin gerçekleştirilmesini geciktirmemesi” gerektiğine işaret etti. Savunma sanayii ihracatının gurur verici olduğunu, ancak önceliğin her zaman Donanmanın kendi ihtiyaçlarının karşılanması olması gerektiğini ifade etti.

Bağcıoğlu’nun paylaşımı şu şekilde;

DENİZLERDEKİ EKONOMİK ÇIKARLARIMIZ (PLATFORM İHTİYACI ve MEB İLANI) Somali açıklarında, Türk Deniz Kuvvetleri unsurlarının refakatinde, gerçekleştirilecek büyüme kabiliyeti ve av sahalarının belirlenmesine yönelik faaliyetleri, uzun yıllar boyunca Avrupa ve Çin baştaki yabancı balıkçı filolarının faaliyet gösterdiği bu zengin sahalarda Türkiye’nin çıkarları ekonomik açıdan önemli bir gelişmedir. Ancak bu gelişme, üzerinde durulması gereken iki önemli hususu gündeme getiriyor.

Deniz ticaretimizin, balıkçılık filomuzun ve denizlerdeki hak ve çıkarlarımızın korunması, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın aslı görevlerinden biridir. Bu birlikte, görev yoğunluğu artan Türk Deniz Kuvvetleri için uzun vadeli millî kuvvet hedefi açısından yıllara dayalı planlama ile inşa edilen Fırkateynlerin ve açık deniz karakol gemilerinin, üçüncü devletlere satılması ne ölçüde puanlıdır? Savunma sanayii ihracatının doğal olarak önemi ve gurur vericidir.

Ancak parlaklık, onlarca yıllık planlama, tecrübe, tehdit değerlendirmeleri ve harekât dağıtımlarına ilişkin olarak kaydedilen “millî kuvvet hedeflerinin gerçekleştirilmesi ve Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması” gerekir. İhracat, bu hedefin gerçekleştirilmesini geciktirmemelidir.

Somali açıklarında yeni balıkçılık sahalarına yönelirken, “Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarında canlı deniz kaynaklarından yararlanılması bulunan ve bu korunmanın korunması” da kayıtlı olarak ele alınır. Bu güç, Doğu Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilanının verilmesi, üçüncü sırada yer alan balıkçı filolarının uluslararası hukuk çerçevesinin kontrol edilmesi ve denizlerdeki ekonomik haklarımızın etkin biçimde kullanılmasının durdurulması. Denizlerde ekonomik faaliyetlerimizi genişletirken, bu faaliyetlerinde deniz gücü ve kendi deniz yetki alanlarımızdaki haklarımızı birlikte değerlendirmemiz gerekmektedir.

Author: Bora Kaya